Parya nedir?

Hindistan'da, Hindular arasında en alt tabakadaki halkın adıdır. Tamul dilinde davulcu anlamına gelir. Diğer Hindular paryalara dokunmaktan dahi kaçınırlar. Buda dini bu insanları kurtarmaya çalışmışsa da, buna Brahmanlar engel olmuşlardır. Brahman dini ile Buda dininden doğan Hindu dini, halkın köle hayatını çağımıza kadar sürdürmüştür. Parya tabiri dilimizde kullanılır ama menşei pek bilinmez. Bu kelime, Hindistan’da akıllara durgunluk verecek kast sistemini hatıra getirmektedir.

Hindistan’da önceleri Hami ırkına mensup kavimler yaşardı. Avcılık ve balıkçılıkla geçinen kısa boylu koyu esmer insanlardı. ME 2500-3000 senelerinde kuzeybatıdan gelen ve daha medeni olan Âriler kıtaya hakim oldu. Yeni gelen ırkın rahipleri, halkı sınıflara ayırarak dini bir aristokrasi idaresi kurdu. Hindistan’ın dini, Milattan yaklaşık iki bin yıl önce doğan Brahma dinidir. Bu dinde Brahma adında bir yüce yaratıcı yanında, bunun yarattığı ve muhtelif işlere bakan tanrılar vardır. Brahma dini, mabudlar için Sanskritçe yazılmış dünyevi şiirlerden doğmuştur.

Rahipler cemiyeti her birine kast denen dört sınıfa ayırdı:

1. Mabedlere bakan ve Brahman denilen din adamları;
2. Kşatriya denilen idareci ve muhariplerden müteşekkil eşraf;
3. Vayşiya denilen ziraat ve ticaret ehli;
4. Sudra denilen ve oduncu, sucu gibi aşağı seviyedeki işlere bakanlar. İnanca göre, Brahmanlar Brahma’nın ağzından, kşatriyalar kollarından, vayşiyalar bacak ve sudralar da ayaklarından yaratılmıştır. Brahmanlar en evvel yaratılan sınıftır ve üstünlüğünü de buradan alır. Mukaddes kitapları Manu der ki: “Brahman saadet, kşatriya kudret, vayşiya servet ve sudra da itaati ifade eder”.

Hepsinin dışında ve aşağısında, hukuki sınıflandırmaya dahil olmayan parya adında bir sınıf daha vardır. Paryalar köy ve kasabalarda oturamaz. Eşek ve köpekten başka hayvana malik olamaz. Ancak ölülerden kalma elbiseler giyebilir. Kendi sınıflarından kimse ile münasebet kuramaz, kimseye dokunamaz. İş için köy ve kasabalara geldiğinde geceleri dolaşamaz. Parya olduğunu gösteren bir işaret taşır. Kimsesiz ölüleri bunlar kaldırır. Bugün sayıları 180 milyonu bulan paryalar, Ârilerin hakimiyet altına aldığı kıta yerlilerinin soyundandır. Brahmanlar, diğer ırkları hakimiyetleri altına almak için böyle bir düzen kurmuşlar; sonra askerleri buna razı ederek kendi aralarında da vazife taksimi yapmışlardır.

Bununla Hind kıtasındaki halkların asırlar boyu devam eden mücadele ve muharebelere son vermek istemiş, muvaffak da olmuşlardır. Hindistan, ilkçağlarda müzik ve matematikte ileri gitmiş; bu kültür Müslümanlar vasıtasıyla Avrupa’ya geçmişti. Ancak kast sistemi, Hind medeniyetini geriye götürmüş; onu yabancı tecavüzlerinden koruyamamıştır. Bu kastlar, başka cemiyetlerdeki sınıflara benzemez. Sınıflar arasında geçiş her zaman mümkündür ve bu sınıf mensupları kanun önünde eşittir. Şaşılacak şeydir ki, dinlerinin icabı olduğu için insanlar kast sisteminden razıdır. Sokaklarda yaşayan bir paryayı, farklı bir hayata ikna edemezsiniz.

O, iyi işler yaparak, sonraki hayatında bir üst sınıftan olacağına inanır. Brahmanlar gençliğinde ömrünün 20 senesini dini metinleri tetkikle geçirir. Sonra brahman ve kşatriya sınıfından gençleremuallimlik yapar. Ömrünün son kısmında bir kenara çekilerek zahidane yaşar. Böylece Brahmanların vazifesi okumak, okutmak, ilahlara kurban takdim etmek, başkaları tarafından kurban takdim edildiği zaman merasime riyaset etmek ve dini işlerde bütün sınıflara rehberlik etmektir. Brahman fakir dahi olsa bütün sınıfların hürmet etmesi gerekir. Brahmanlar siyaset, ticaret ve ziraatla uğraşamaz. Ama cemiyetteki tesiri çok büyüktür.

Kral seçimine iştirak ederler. Mahkemelerde hazır bulunurlar. Krallar, brahman müşavirler tayin eder; bunlara danışmadan kanun çıkaramaz. Şimdi Brahmanların bir kısmı din adamıdır. Krallar kşatriya sınıfındandır. Askerlerce seçilir, brahmalar tarafından da bu seçim tasdik olunur. Hakimler ekseriya brahmadır. Bir sınıf üst sınıf hakkında şahitlik yapamaz. Hakim sorgu esnasında sınıf farkına riayet eder ve şahit brahman ise nazikçe sorguya çeker. Kastlar, birbirine karışamaz, evlenemez, aynı sofrada yemek yiyemez, beraber seyahat edemez. Üst sınıf alt sınıfın hazırladığı yiyecekleri yiyemez.

Bu sebeple günümüzde zengin Hindliler, umumiyetle yemeğini herkesin yiyebildiği Brahman sınıfından aşçı tutarlar. Her kastın kendine has hukuku vardır. Üst veya kendi kastındaki birini öldüren kimsenin cezası idamdır. Ancak alt sınıftaki birini katleden kimse idam edilmez. Miktarı katilin sınıfı yükseldikçe artan diyet öder. Buna mukabil yüz kızartıcı olduğu için hırsızlıkta üst sınıfın ödeyeceği ceza daha fazladır. Çalan ve çalınanın kastı ile malın kime ait olduğu da cezalandırmada mühimdir. Zina, kastların karışmasına sebebiyet verebileceğinden, aynı kasttan kişilerin zinası cezalandırılmaz. Üst sınıftan biriyle zinada, erkek yakılır, kadın köpeklere parçalatılır.

Brahmanlar dört, kşatriyalar üç, vayşiyalar üç ve sudralar da bir kadına evlenebilir. Kastlar arası evlilik kişiyi kast dışıvaziyetine düşürür. Kadının, aşağı sınıftaki erkekten doğurduğu çocuk parya sayılır. Bu erkek ve kadın da cezalandırılır. Brahmanlar hediye, kşatriyalar fetih, diğerleri de emekleriyle mülk sahibi olabilir. Brahmanlar toprak satın alamaz. Hediye edilen toprağı da kendisi ekemez, başkasına kiralar. Kşatriya arazi satın alamaz, fetih ile eline geçeni de alt sınıfa işletir. Vayşiya arazi satın alabilir. Bu sebeple en zengin sınıftır. Sudra sadece menkul mal sahibi olabilir. Vayşiya ve sudra, üst sınıfa borç vermeye mecburdur.

Ancak alacaklısını ödemeye zorlayamaz. Alacağını alamıyorsa açlık grevi yapar; ölürse üst sınıf çok ayıplanır. Alacaklılar birden fazla ise, üst sınıfın önceliği vardır. Kast sistemini ne Müslüman idareciler, ne İngilizler ortadan kaldırabildi. Hindistan anayasasının açıkça yasakladığı bu sistem, bugün bile cemiyet hayatında bilhassa evlilik ve yemek adetleri bakımından izlerini sürdürür. Çok kimse başka kasttan biriyle evlenmemeye ve aşağı kastın dokunduğu yiyeceği yememeye dikkat eder.

Sözlükte "parya" ne demek?

1. Hindistan'da kast dışı olanlara verilen ad.
2. Ayaktakımı, avam.

Cümle içinde kullanımı

Paryalar her türlü toplumsal haklardan yoksundurlar.

Parya kelimesinin ingilizcesi

n. pariah
Köken: Fransızca